
İSTANBUL (DİHA) - BDP İstanbul 1. Olağanüstü Kongresi'nde konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Roj Tv ve BDP bürosuna yapılan baskını kınayarak, "Belçika'nın bu operasyonu açılımın ne olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Eğer bu siyasi irade, Ankara'da, Diyarbakır'da, Brüksel'de, İmralı'da yada Kandil'de tanınmayacaksa nerede tanınacak. Belediye başkanlarına kelepçe tak, televizyonunu kapat, siyasetçileri içeri al, Belçika'ya teşekkür et, Kürt halkına hakaret et. Bunun adı açılım olamaz, olsa olsa tasfiye olur ve bu halk artık bu oyunlara gelmez. Kürt halkını karşınıza almak istemiyorsanız, aklınızı başınıza alın" dedi.
BDP İstanbul 1. Olağanüstü Kongresi Esenler Hakkı Başar Spor Salonu'nda binlerce kişinin katılımı ile yapıldı. Kongreye BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve İstanbul Milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Ufuk Uras'ın yanı sıra SODEV Başkanı Erol Kızılelma, 78'liler Girişimi sözcüsü Celalettin Can, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yalçıner, Sosyalist Parti İl Başkanı Erdal Köse, Eğitim Sen eski Genel Başkanı Alaattin Dinçer olmak üzere çok sayıda sendika, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcisi katıldı. 52 gündür çalıma koşullarını düzeltilmesi için eylem olan Marmaray işçileri de kongrenin konukları arasındaydı. Salonda "Ergenekon'da bin operasyonun hesabı sorulacak", "Genç başladık, genç başaracağız" ve "Özgür kadın özgür toplum özgür gelecek özgür dünya" pankartları dikkat çekti. Yoğun ilgi nedeniyle tıklım tıklım dolan salonda gençler tarafından taşınan "Özgür irademizi sesimiz Roj tv'ye baskını kınıyoruz" pankartı alkış aldı. Pankartın açılmasıyla birlikte salon hep bir ağızdan "Roj Tv'ye uzanan eller kırılsın" sloganları atıldı. Kongrede ayrıca Adıyaman'da kendini yakan "Müslüm Doğan'ın pankartı ve fotoğrafları taşındı. Saygı duruşu, divan oluşumu ve sinevizyon gösterimi ile başlayan kongresinin açılış konuşmasını mevcut il başkanı Hüseyin Barış yaptı.
'AKP, açlık ve katliam partisi'
BDP Milletvekili Tuncel, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün yüzüncü yıldönümünde kadınların alanlarda taleplerini dile getirdiğine değindi. Kürt kadınlarının mücadelesinin yüz yılları kapsayan bir yol kat ettiğini dile getiren Tuncel, "Gelecek bizim elimizde ve biz bunun bilincindeyiz" dedi. "Ahmet Kaya, Musa Anter ve Vedat Aydın'ın çocukları sizleri selamlıyorum" diyerek bir konuşma yapan BDP Milletvekili Uras, hükümetin genel siyasetini ağır eleştirilerde bulundu. TMK'nin artık bir halkla mücadele yasası haline getirildiğini belirten Uras, "Hükümet bari bu yasanın adını doğru koysun ve yasayı 'Kürt halkıyla mücadele yasası' olarak değiştirsin" diye konuştu.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise, son dönemlerde tırmanan yargı tartışmaları üzerinde durdu. AKP'nin anayasa ve yargı tartışmalarının demokrasi çatısının seviyesini ortaya koyduğunu belirten Demirtaş, "Başbakan bu güne kadar yargı yasam ve yürütmeyi kuşattı diyor. Aslında burada gerçek niyetini gizliyor. Söyleme istediği bundan sonrada biz kuşatacağız, yüreği içinden geçen bu sözü söylemeye el vermiyor. Maraş milletvekilinin 'bu güne kadar onlar bizi fişledi bundan sonrada biz onları fişleyeceğiz' sözlerini Allah söyletti. Fikirleri neyse zikirleri de odur. Bunların anayasa değişikliği ve yargı reformundan anladığı bu" diye konuştu.
'İşte tam AKP açılım bundan ibaret'
"Bu halk sizin kısır çatışmalarınızın arasında kalmak zorunda değil" diyen Demirtaş, "Siz yargıyı kuşatarak bu ülkeye demokrasiyi getireceğinize düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. BDP olarak, biz böyle bir projenin içinde olmayacağız. Yargı bu güne kadar CHP ve MHP'nin elindeydi, gelinen noktada AKP yargı gücünü eline geçirmek istiyor. Yargı CHP-MHP'de olsa ne olur AKP'de olsa ne olur. Yargı bağımsız değilse Bahçeli'ye, Baykal'a ya da Erdoğan'a kalsa ne olur. CHP'li yargıyı İstiklal Mahkemelerinden, MHP'li yargı DGM ve OHAL'den AKP'li yargıyı ise kelepçelerden hatırlıyoruz. Bunların birbirinden farkı yok. Biz o veya bu partinin yargısı değil tarafsız bir yargı istiyoruz. Tarafsız bağımsız bir yargı olmazsa hiçbir partiye desteğimiz yok" diye kaydetti. TMK nedeniyle yargılanan binlerce Kürt çocuğuna da değinen Demirtaş, devletin yıllardır Kürt çocuklarını 'terörist' olarak gösterdiğini, ancak Kürt çocuklarına uygulananın yıllardır devlet terörü olduğunu söyledi. Demirtaş, "Belçika'nın bu operasyonu açılımın ne olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Orada tutuklanan siyasetçiler burada siyaset yapamadıkları için oraya gittiler. O televizyonda çalışanlar burada kendi dilinde yayın yapamadığı için orada çalışıyorlar. Eğer onlara siyaset yapma olanağı tanınsaydı, yayın yapma olanağı bulsalardı, ne işleri vardı oralarda. Başbakan ve İşçileri Bakanı sözde açılın Belçika'a ayağı için yapılan baskınlarda sonra Belçika devletine teşekkür ediyor. İşte tam AKP açılım bundan ibaret" dedi.
Eşbaşkanlığa Uçar ve Avcı seçildi
Kürt sorunun siyasi irade tanınmadan çözülemeyeceğini bir kez daha vurgulamak istediklerini belirten Demirtaş, "Eğer bu siyasi irade, Ankara'da, Diyarbakır'da, Brüksel'de, İmralı'da yada Kandil'de tanınmayacaksa nerede tanınacak. Belediye başkanlarına kelepçe tak, televizyonunu kapat. siyasetçileri içeri al, Belçika'ya teşekkür et, Kürt halkına hakaret et. Bunun adı açılım olamaz, olsa olsa tasfiye olur ve bu halk artık bu oyunlara gelmez. Kürt halkını karşınıza almak istemiyorsanız, aklınızı başınıza alın. Sorun ancak muhataplarıyla çözülür düşüncesi kabul edilmediği sürece 'açılım' denen bu oyunun parçası kenarında ya da içinde olmayacağız" dedi. Demirtaş'ın konuşmasının ardından EMEP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yalçıner de, kısa bir konuşma yaptı. Konuşmaların ardından seçime geçildi. Delegelerin oyu ile BDP İstanbul İl Eşbaşkanlıklarına Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Mustafa Avcı seçildi.