KCK: Sivas’taki insanlık suçu açığa çıkarılsın
Tarih: 2.07.2009 Saat: 11:20
Konu: Haberler


BEHDİNAN - Koma Civaken Kurdistan (KCK) Yürütme Konseyi Başkanlığı 1993 yılında 37 aydının katledildiği Sivas katliamını kınayarak, bu tarihsel insanlık suçunun açığa çıkarılması ve Türkiye’nin gerçekten de demokratikleşmesi için birlik ve mücadeleyi geliştirmeye çağırdı.


KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Sivas katliamının yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Sivas katliamının 37 şehidini saygıyla andıklarını” belirtti.

Katliamı kınayan KCK’nin mesajı şöyle:

“Kürdistan’da özgürlük mücadelesini katliamlarla bastırmak için dönemin başbakanı Tansu Çiller, Doğan Güreş ve Mehmet Ağar’ın sorumluluğunda başlatılan topyekün savaş kapsamında 2 Temmuz 1993’te gerçekleştirilen Sivas katliamının 37 şehidini saygı ile anıyor, anılarına bağlılığın gereği Kürt halkının özgürlüğü, Türkiye’nin demokratikleştirilmesi ve alevi kültür ve inancının özgürce yaşaması mücadelesini yükselteceğimizi büyük bir inançla vurgulamak istiyoruz.

KERKÜK’TEKİ KATLİAMI LANETLİYORUZ

Öte yandan 30 Haziran’da Kerkük’te bir bombalı saldırı sonucu 40 civarında Kerküklü Kürdün katliama uğratılması da, hala Kürtlerin bulundukları yerlerde ciddi bir katliam tehdidi altında bulunduklarını ortaya koymaktadır. Kerkük’te Kürt halkına karşı katliam gerçekleştirenleri lanetliyor, halkımıza başsağlığı diliyor, Kürt halkı bu katliam saldırıları karşısında birliğini güçlendirerek, kendisini savunmalıdır.

SİVAS KATLİAMI NE İLK NE DE SONDUR

Sivas’ta gerçekleştirilen katliam alevi halkına karşı gerçekleştirilen ne ilk ne de son katliamdır. Öteden beri tek ulus, tek dil ve tek kültür yaratmaya dönük Türk devlet politikası laiklik adı altında tüm mezhep ve inançları da adeta egemen devlet dini içinde eritme ve yok etme siyasetini ısrarla sürdürmüştür. Bu siyaset, birçok yerde gerçekleştirilen katliamlardan sonra en kapsamlı bir biçimde 78’de Maraş katliamı biçiminde yüzlerce masum insanın katledilmesiyle devam etmiştir. 1993 yılında ise 37 aydın, sanatçı Alevi insanımızın diri diri yakılarak tarihte eşine ender rastlanan bir vahşetle bu zihniyet sürdürülmek istenmiştir. Ve bu zihniyet sahipleri hiç utanmadan 37 insanın diri diri yakıldığı Madımak otelinin alt katında kebapçı lokantası açılmasına izin verebilmişlerdir.

Maraş katliamı Kürdistan özgürlük mücadelesinin gelişmeye başladığı ve PKK’nin kuruluşunun hemen ardından Kürt halkı içinde bir taraftan Alevi ve Sünni mezhep çelişkisini geliştirirken öte yandan Kürt Alevileri sindirmek, korkutmak ve göçertmek amacıyla yani siyasi, kültürel, sosyal bir soykırım geliştirmek amacıyla kendi topraklarından uzaklaştırarak Türkiye metropollerinde ve hatta Avrupa’ya savrulması sağlanarak yok edilmek istenmiştir. Bugün Maraş’ta alevi nüfusunun önemli bir kesiminin Türkiye metropollerine veya Avrupa’ya göçertildiği bunun da özgürlük mücadelemize yönelik bir siyaset olduğu herkesin rahatlıkla görebileceği bir gerçeklik halini almıştır.

KATLİAM SERHILDANIN YAYILDIĞI DÖNEMDE GERÇEKLEŞTİ

Sivas katliamı ise 1993 yılında Kürdistan da ulusal dirilişin ve birliğin geliştirildiği Kürdistan özgürlük gerillasının yanı sıra serhıldanların yaygınlık kazandığı bir dönemde gerçekleştirilmiştir. Bununla da ulusal birliğin gelişimini, gerillanın kuzeye açılımının ve bu alanda da toplumun özgürleşmesinin önünü kesmek hedeflenmiştir. Bu amaçla Tansu Çiller, Doğan Güreş ve Ağar’ın 37 aydın şahsında Kürdistan halkına ve özgürlük hareketine bir göz dağı vermek istemiştir. Olayın gelişimi, oluş biçimi ve yargı aşaması ve sonuçları ve bugün AKP’nin alevi açılımı adı altında Alevileri devlete bağlama girişimleri tümüyle bütünlüklü bir siyasetin parçaları olduğu ortaya çıkmıştır. Katlet, korkut, zayıflat sonra da kendine bağlama siyasetini bugünde gündemde olduğu açıktır.

Sivas Katliamının 16. yıldönümünde hala yakın dönem tarihimizde gerçekleştirilen ve hala acıları tüm yakıcılığıyla süren Maraş, Gazi mahallesinde gerçekleştirilen katliamların sorumlularından hesap sorulamamıştır. Aynı ört bas etme siyaseti 90’lı yıllarda Türk devletinin kontrgerilla örgütünün jitem v.b çeşitli katliam birimleri tarafından işlenen cinayetler birçok belge ve bilgi olmasına rağmen yargılama dışı tutulmaya devam edilmektedir. Ergenekon adı altında sürdürülen dava ise Kürdistan’daki cinayetleri görmezlikten gelmekte ısrar etmektedir.

Bu Türk devletinin anti demokratik tekçi, katliamcı zihniyetinin bir ürünü olarak geliştirilen bir politikadır. Nitekim Tayyip Erdoğan Kürt halkının özgürlük talepleri karşısında tek millet, tek devlet, tek dil, tek bayrak, tek kültür gerçeğini kabul etmeyenlerin bu ülkede yeri yok diyebilmiştir. Yani açıkça ya sev ya terk et, demiştir. Türk devleti bir yol ayırımına gelmiştir. Artık eskisi gibi Kürtleri ve Alevileri idare etmenin mümkün olmadığını görmektedir bunun için de çözüm adı altında Alevi inanç ve kültürünü özünden boşaltıp devlete bağlama, böylelikle alevi Kürtleri de yanına çekerek, Kürt ulusal birliğini parçalama, Kürtlere dönük ise Kürt bireyini kabul edip, Kürt toplum ve ulusunu kabul etmeme biçimindeki 21. yy’da ki inkar ve imha siyasetini incelterek sürdürmek istemektedir. Bu konuda CHP’de kimi işbirlikçiler vasıtasıyla Alevileri bölüp parçalayan bir rol oynamak istemektedir.

İNSANLIK SUÇU AÇIĞA ÇIKARILSIN

Sivas şehitlerine verilecek en doğru karşılık Türkiye’nin demokratikleşmesinden yana her inanç ve kültürün özgürce ve eşitlik içinde bir arada yaşayabileceği bir Türkiye demokrasi programı etrafında demokratik bir siyasi iradenin açığa çıkarılması mücadelesine katılması gerekmektedir. Ancak böyle bir program, birlik ve örgütlülükle Türkiye’nin demokratikleşmesi sağlanabilir, Türk veya Kürt Alevilerinin inançlarını ve kültürlerini, ibadetleri aşağılanmadan, kendilerini gizleme gereği duymadan kendi kimliğini onurluca yaşamanın yolu da böyle bir birliği sağlamaktan geçmektedir.

Bu temelde bir kez daha Sivas’ta katledilen 37 aydınımızın katledenleri nefretle kınıyor, bu tarihsel insanlık suçunun açığa çıkarılması ve Türkiye’nin gerçekten de demokratikleşmesi için birlik ve mücadeleyi geliştirmeye, 2 Temmuz’dan başlatılan katliamı protesto eylem ve etkinliklerine herkesi katılmaya çağırıyoruz.”


 

ANF

10:00 / 02 Temmuz 2009







Bu haberin geldigi yer: www.dozaciwanan.com
http://www.dozaciwanan.com

Bu haber icin adres:
http://www.dozaciwanan.com/modules.php?name=News&file=article&sid=50150